Motorhead, 1990'ların sonlarında karanlık ve distopik bir geleceği en canlı haliyle hayal eden bir bilim kurgu yarış oyunu olarak dikkat çekiyor. Adeta Blade Runner'dan fırlamış gibi duran sanayileşmiş ve kasvetli atmosferiyle oyuncuları içine çekiyor. Günümüzde de yanıcı motorların önemini vurgulayan bir umut vizyonu sunuyor.
Motorhead’in en etkileyici özelliklerinden biri, 1982 civarında Ridley Scott'un yönetmiş olduğu bir yarış filmini anımsatan havasıydı. Beton yapılar arasında dolanan pistlerde, hafif dumanlı atmosferin tadını çıkarırken, neon ışıklı kulüplerin yanından geçip gittiğinizde duyduğunuz müzik oyuna apayrı bir karakter katıyordu.
Motorhead, Wipeout'un aksine oyunculara simülasyon odaklı sürüş fiziği sunuyordu. Zorluk seviyesi oldukça yüksekti ve oyunun ustası olabilmek için bu sürüş dinamiklerinde usta olmak gerekiyordu. Küçük bir hata bile yarışı kaybetmenize neden olabilirdi, ama endişelenmenize gerek yoktu; çünkü hiçbir zaman arkanızdan gelen bir füzeden kaçmanız gerekmiyordu.
Oyun, grafiklerin akıcılığını artırmak adına rakip sayısını düşürme seçeneği sunuyordu. Ancak, daha düşük kare hızında bile oynanış etkileyiciliğini koruyordu. Müziğine gelince; trance ve electronica türünü tercih etmeleri, o dönemin heavy metal hayranlarını şaşırtmış olabilir.
Özet: Motorhead, 90'ların sonlarında distopik estetiği ve Ridley Scott'u andıran atmosferiyle göz dolduran bir bilim kurgu yarış oyunuydu. Simülasyon tarzı sürüş dinamikleri ve teknik özellikleriyle oyunculara eşsiz bir deneyim sunuyordu.