Bu yarış her zamanki gibi değil; stratejiler zorlanacak ve şans bazı takımlar için önemli bir rol oynayabilecek. Mesela, bir Sauber sürücüsü ilk turda pite girip ardından güvenlik aracıyla tekrar duraklarsa, belki de sürpriz bir galibiyet alabilir.
Buna ek olarak, bazı ekipler uzun vadeli stratejiler benimseyerek sürücülerinden birini diğerine yol açmak için kullanabilir. Takım çalışması her zaman işe yarar!
Televizyonun sesini sonuna kadar açın. Martin Brundle'ın yorumlarına ya da Charles Leclerc'in lastik şikayetlerine kulak vermek, uykunuzu açabilir.
Rahat koltukları unutun; sert bir sandalye ve kaşıntılı bir battaniye ile oturun. Ya da sadece ayakta durarak izleyin.
Takım ürünlerine göz atın ve yüksek fiyatlar karşısında kızın. Bu sinir ve hayal kırıklığı, enerjinizi yüksek tutabilir.
Her tur sonunda uyanık kalmayı başarırsanız kendinize küçük bir ödül verin. M&M'ler güzel bir teşvik olabilir, ama onları uzak bir yere koyun ki her seferinde kalkmak zorunda kalın.
Meyve suyu veya alkolsüz içeceklerle bir içme oyunu oynayın. Her hız aşımı veya geçişte için, fakat kimse karşılığında banyoya gidemez!
Mevcut yarış heyecanınızı tatmin etmiyorsa, 1996 Monaco Grand Prix'sini izleyerek nostaljik bir deneyim yaşayabilirsiniz. Olivier Panis'in 14. sıradan gelip kazandığı o unutulmaz yarışı izlemek, büyüleyici olabilir.
Bu yıl Monaco Grand Prix'si, iki zorunlu pit stop stratejisi sayesinde izleyicilere daha dinamik bir deneyim sunabilir. Uykusuz kalmak için televizyonun sesini açmak, konforsuz bir ortamda oturmak, pahalı ürünlere kızmak ve eğlenceli içme oyunları oynamak gibi çeşitli yöntemler deneyebilirsiniz. Hâlâ daha fazla heyecan arıyorsanız, 1996 yarışını izlemek de iyi bir seçenek olabilir.