Le Mans’a duyduğum ilgi nedeniyle Mass’a kendimi tanıttım. İsminin içerdiği küçük bir kelime oyununu fark edip esprili bir cevapla benimle konuşmaya başlaması, dostluğumuzun ilk adımı oldu. Yıllar içerisinde, Pebble Beach ya da Amelia Island gibi etkinliklerde yollarımız hep kesişti.
2013 yılında “Rush” filmindeki kendi karakterini canlandırdıktan sonra, Pebble Beach’te bir partiye katıldık. Orada arkadaşlarımdan biri, Mass’tan James Hunt hakkında bir hikaye istedi. Mass, bu isteği karşılıksız bırakmayarak, kahkahalar eşliğinde geceyi kendi hikayeleriyle renklendirdi.
Florida’da bir akşam yemeğinde, Mass’a favori yarış arabası sorusu yöneltildi. Birçok aracı anlatırken, Porsche 917’nin saatte 320 km hızla bile kayma yaptığını mizahi bir dille aktardı ve yine herkesi kendine hayran bıraktı.
Amelia Island’da bir onurlandırmada yan yana oturduğumuzda, gazeteci olmak isteyen kızı hakkında konuşmalar yaptık. O akşam, esprileriyle geceyi renklendirdiği gibi ailesi hakkındaki duyarlılığını da gözler önüne serdi.
En unutulmaz hikaye ise “Balon Hikayesi”ydi. Varlıklı bir adamla dünya turu için bir balona binmiş ancak yolculuk talihsiz bir kazayla sonuçlanmıştı. Mass, savunulamaz bir durumdan sağ kurtulmuştu. Bu hikayeyi de yine kendine has mizah ile anlatarak bizleri etkiledi.
Seni her daim güldüren Jochen Mass, unutulmayacaksın.
Jochen Mass, motor sporları dünyasında hem yarış kariyeri hem de canlı kişiliğiyle bir efsane olarak biliniyordu. Paylaştığı her hikaye, dinleyicilerinin yüzüne mutlaka bir gülümseme yerleştiriyordu. Bu yazı, onun anısını yaşatmak adına otomobil tutkunlarına bir saygı duruşudur.