Japonya, 750.000 mil uzunluğundaki devasa yol ağıyla oldukça dikkat çekiyor. Bu geniş ağ, her gün yaklaşık 82 milyon araca hizmet veriyor. Japon mühendisliği, 1950'lerden bu yana artan trafiğe karşı çözüm olarak kei arabaları geliştirmiş. Bu küçük ama işlevsel araçlar, bisiklet motoru büyüklüğünde motorlara sahip ve eşsiz tasarımlarıyla hemen göze çarpıyor.
Kei arabaların ilk ortaya çıkışı 1949 yılına dayanıyor. Bu araçlar, kısıtlı kaynaklar ve ekonomik zorluklar içinde Japon halkının mobilize olmasına olanak tanımak amacıyla tasarlanmış. İlk başta 150cc motorla sınırlı olan bu araçlar, zamanla daha geniş kitlelere yayıldı. 1990'larda, Suzuki Cappuccino ve Honda Beat gibi ikonik modellerle 660cc motor seviyesine ulaştılar.
Kei arabaların popüler hale gelmesiyle, Japonya'da daha da küçük bir araç trendi gelişti: Mikro arabalar. Özellikle alışveriş ve günlük işler için Japon kadınları arasında tercih edilen bu araçlar, moped ehliyetiyle kullanılabiliyordu.
Mitsuoka Motor'un kurucusu Susumu Mitsuoka, 1970'lerde bu ufak araçların üretimine başladı. "BUBU Shuttle-50" adlı ilk modeli, motosiklet ehliyeti olanlar tarafından kullanılabiliyor ve engelliler için özel tasarımlar sunuyordu.
Mikro araçlara olan sevgisini bir müze açarak ölümsüzleştiren Kaoru Hasegawa, Japonya'nın dört bir yanından nadir modelleri toplayarak WAZUKA Mikro Araba Müzesi'ni kurdu. Sosyal medya aracılığıyla büyük ilgi gören bu müze, mikro araçların geçmişteki ve bugünkü önemine ışık tutuyor.
Kainan'da bulunan bu küçük ama etkileyici müze, Japonya'nın mikro araba mirasını yaşatma amacı taşıyor. Hasegawa, mikro araçları toplamaya ve sergilemeye devam ederken, müze diğer antika araç müzelerinden çok daha farklı ve özel bir deneyim sunuyor.
Özet: Japonya'da küçük araçlar, kültürel olarak büyük bir anlama sahip. Kei arabalar ve mikro arabalar, ülkenin trafik sorunlarına çözüm sunarken aynı zamanda yerel otomotiv tarihine de eşsiz katkılarda bulunuyor. WAZUKA Mikro Araba Müzesi, bu küçük araçların büyüleyici tarihine ışık tutan önemli bir adres.